Ana Sayfa / Medyadaki Çapa ve Cerrahpaşa iflas haberleri hakkında Çapa’lı hocadan açıklama!

Medyadaki Çapa ve Cerrahpaşa iflas haberleri hakkında Çapa’lı hocadan açıklama!

Bir süredir medyada ve sosyal paylaşım sitelerinde ,bu iki hastanenin iflasın eşiğinde olduğu yazılıyor.Kötü fotoğraflarla birlikte ,bazı çalışanların ve hastaların olumsuz demeçlerine yer veriliyor.


Öncelikle şunu belirtmeliyim ki,ülkemizin ilk tıp fakültesi ve en büyük bilgi birikiminin olduğu bu iki hastane, halen ayakta olup, herşeye rağmen yüksek kalitede hasta hizmeti vermeye devam etmektedir. Eskilerin ‘’Cami yıkılsa da mihrap yerinde kalır’’ dediği gibi, yüzyıllara dayanan bir kurum kültürünü ve hizmet geleneğini yıkmak çok kolay değildir.
Bu iki kurumun yaşadığı sorun,aslında kamuya bağlı tüm üniversite hastanelerinin ortak sorunudur.En ileri teknolojiyi, en gelişmiş malzemeyi ve en kaliteli emeği kullanması gereken bu üçüncü basamak hastanelere, SGK tarafından yapılan ödemeler, giderlerini karşılamaya yetmemektedir.Vakıf üniversiteleri ve özel hastanelere tanınan, ‘’fark ücreti’’ alma hakkı,yasal olarak bu hastanelere tanınmamıştır. Ağır ve komplike hasta hizmetini karşılayacak sayıda hemşire ve yardımcı personel ataması yapılmamaktadır. Varolan elemanların etkin çalışmasını sağlayacak yasal yetki donatımı ve insan kaynakları yönetimi yetersizdir .
Kamuoyunda ‘’Tam Gün Yasası’’ olarak tanınan yasa , bir yaz boz tahtası haline dönüşmüş, ‘’Yarı zamanlı’’ düzeni aratır hale gelmiştir. Hekim örgütleriyle hiçbir uzlaşma sağlanmadan getirilen bu yasayla, amaç gerçekten ‘’Tam Gün ‘’çalışmayı teşvik etmek olsaydı,bu çalışma düzenini seçen öğretim üyelerine ,emeklerinin karşılığı olabilecek net bir gelir garantisi verilirdi.Bir çok öğretim üyesi belirli ve makul bir ücretle çalışmaya razı olup,fakültede kalırdı. Oysa tam tersine , bu yasayla birlikte ,devlet hastanelere daha önce verilen bir çok ödeneği keserek, hastanenin kendi geliriyle dönmesini istemiş,’’Performans’’ adı altında ,bakılan hasta sayısına orantılı , giderlere bağlı olarak gitgide düşen,her ay ne kadar olacağı belirsiz bir ek ödeme sistemi kurulmuştur. Hiç kimseden bu belirsizliğe razı olması,eğitiminin,aldığı risklerin ve emeğinin karşılığı olmayan düşük ücretle çalışması beklenemez. Bir çok öğretim üyesi kurumlarını terketmiş, hükümetçe verilen büyük teşviklerle açılan özel hastanelere ve vakıf üniversitelerine gitmişlerdir.Bugün adı bilinen , tüm ünlü hastanelerin verdiği tıp hizmetinin kaynağı , Çapa ve Cerrahpaşa kökenlilerdir.
Aslında ,özelin rekabeti karşısında , kamu üniversite hastanelerinin çöküşü AKP iktidarından çok önce başlamış,’’Sağlıkta Dönüşüm Programı’’ bu süreci olağanüstü bir şekilde hızlandırmıştır. Üniversiteler,kendi iç dinamikleri ile, bu gidişi önceden tanıyarak ,önlem alacak bir değişimi gerçekleştirememişlerdir. YÖK yasası,ülkemizdeki politik,ekonomik ve sosyal durum , her ne kadar büyük rol oynadıysa da, öğretim üyelerinin ve üniversite yöneticilerinin sorumluluğu yadsınamaz.
Değişim yönetimi, kendini buna adayan bir liderlik ,özveri, ortak akıl ve paylaşımcılık gerektirir. Oysa rektörler,geçmişten beri, kendini seçimlerde destekleyen dar bir gruba ve atayan yöneticilere karşı sorumlu hissetmiş,sorunları bilimsel bir objektiflikle ve kararlılıkla ele alıp ,yaratıcı ve etkin çözümler geliştirememişlerdir. Öğretim üyelerinin çoğunluğu da bu olumsuz gidişe karşı suskun ve ilgisiz kalmışlardır.
Stratejik yönetim ve toplam kalite ,tüm işlerde kurallara titizlikle uyulmasını, tüm atamalarda ,görevlendirme ve ihalelerde tamamen objektif ,adil ve saydam olunmasını gerektirir. En ufak bir istisna,hatta bir söylenti bile yönetime güveni sarsar,çalışanların motivasyonunu kırar.
Sonuç olarak; ülkemizin en büyük değerlerinden biri olan,milyonlarca hastanın umudu,binlerce sağlıkçının eğitim ocağı Çapa ve Cerrahpaşa tıp fakülteleri ,bir çok iç ve dış dinamiğin etkisi sonucu bugün inkar edilemez büyük sıkıntılar içindedir. Eskiyen binaların ve kampüsün yenilenme sorunu da büyük bir proje olarak ortada durmakta ,belirsizlikler sürmektedir.
Şimdi yönetime düşen sorumluluk, büyük bir saydamlıkla bu sorunları çok açık ve net olarak kamuoyuyla paylaşmaktır. Devlet kurumları,Belediye, TBMM ,sivil toplum örgütleri,özel sektör , çalışanlar,öğrenciler,veliler, mezunlar,halkımız.., kısacası bu önemli kurumun tüm paydaşları seferber olmalı, bu sorunları ortak akıl,işbirliği ve dayanışma ile hızla çözmelidir. Çünkü sağlığınızı emanet edebileceğiniz , böyle büyük bir birikim ,yani başka Çapa ve Cerrahpaşa yoktur.

Prof. Dr. Feyza Erkan