Ana Sayfa / TIPTA GELİŞMELER / Yapay tatlandırıcılar kalp krizine bağlı ölüm riskini artırıyor

Yapay tatlandırıcılar kalp krizine bağlı ölüm riskini artırıyor

Birçok diyet ürününde ve işlenmiş gıdalarda bulunan yapay tatlandırıcıların, karaciğer yağlanması, diyabet ve kanser riskini yükselttiği, kalp krizine bağlı ölümleri arttırdığı belirtildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diyet ürünlerinin ve doğal formundan uzaklaşmış her türlü endüstriyel gıda olarak tanımlanan işlenmiş gıdaların, insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Sağlığın korunması için bu tür gıdaların tüketiminden kaçınılması gerektiğini ifade eden Şahin, ürünlerin tadını arttırmak, bozulmasını önlemek için yapılan her işlemin ve eklenen her maddenin o gıdanın yapısını bozduğunu vurguladı. Şahin, birçok gıdaya şeker takviyesi yapıldığını dile getirerek, şunları söyledi:

“Şu an ürünlerin yüzde 70’den fazlasına şeker eklenmiştir. Şeker, beyindeki haz bölgelerini uyararak buralardan dopamin hormonunun salgılanması ile daha fazla tatlı yeme isteği meydana getirir. Şekeri daha çok şekerli, gazlı ve gazsız içeceklerle alıyoruz. Bunun yanı sıra tatlı olmadığını düşündüğümüz, ketçap, konserve ve sosların da içinde şeker mevcut. Eklenmiş şekerin karaciğer yağlanması ve diyabet riskini yükselttiği, kalp krizine bağlı ölümleri arttırdığı ve bazı kanserlerde artışa neden olduğu görülmektedir. Sadece şekerli içeceklerin organik meyve suları dahil azaltılması, bu hastalıklarda çok önemli bir azalma sağlayacaktır.”

– “Tatlandırıcılar diyabet riskini artırıyor”

Şahin, tatlandırıcıların kiloyu çok etkilemeden, bağırsaktaki iyi bakterilerin sayısını ve çeşitliliğini azaltarak diyabet riskini arttırdığına işaret etti. Şahin, işlenmiş gıdalar içinde önemli yer tutan sucuk, salam, sosis tüketiminin de diyabet ve kanser riskini yükselttiğinin belirlendiğine dikkati çekti. Şahin, “İşlenmiş gıdalar, son 50 yılda şeker hastalığı ve obezite salgınının en önemli sebeplerinden biri olabilir” dedi.

Diyet ve işlenmiş ürünlerinin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyleyen Şahin, “Fareler üzerinde yapılan deneyler, bu tür gıdaların tümör oluşumuna neden olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Bu gıdaların metabolizmayı da olumsuz etkilediğini belirten Şahin, bağırsaklarda yaklaşık 100 trilyon bakteri hücresi bulunduğunu anlattı. Bunların yeterli çeşitlilik ve sayıda olmaması durumunda hastalıklar oluşturabildiğinin altını çizen Şahin, “Yapay tatlandırıcılar, bağırsaklardaki iyi bakterileri bozuyor ve şeker hastalığı riskini arttırıyor” uyarısında bulundu.

Şahin, meyve suları ya da gazlı şekerli içeceklerin tamamının da şeker hastalığı ve kalp krizine bağlı ölüm riskini yükselttiğini bildirdi.

Üzerinde “organik” yazısı bulunan hazır meyve sularının da işlenmiş gıda olduğunu belirten Şahin, bunun yerine meyvenin posasıyla birlikte tüketilmesi gerektiğini söyledi. Şahin, bir bardak meyve suyunda bile Amerikan Kalp Derneğinin belirlediği sınırın çok üstünde şeker bulunduğu bilgisini verdi.

Özellikle işlenmiş gıdaların kilo alınımına yol açtığını ifade eden Şahin, “Gebelikte bu tür ürünlerin kullanımı sonucunda bu annelerin bebekleri ilerleyen dönemde şeker hastası olabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

– “Şampuanlar östrojen içeriyor”

İşlenmiş ürünlerin çoğunda yer alan endokrin bozucu maddeler nedeniyle erkeklerdeki sperm sayısının azalabildiğinin belirlendiğini de ifade eden Şahin, “Tarım ilaçları ve paketlemede kullanılan plastik ürünler, erkeklik hormonunu olumsuz etkilemektedir” bilgisini paylaştı.

Günlük yaşamda sık kullanılan şampuanların östrojen içerdiğine dikkati çeken Şahin, “Endokrin bozucular içerisindeki yapay maddeler sonucunda, kadınlarda meme kanseri ve kilo alımında artış görülüyor. Örneğin, kullanılan şampuanlar ve kozmetiklerin çoğu ya östrojen benzeri madde içeriyor ya da erkek hormonunun tersi yönde etki eden madde içeriyor” dedi.