Ana Sayfa / GÜNCEL TIP HABERLERİ / Yeni Doçentlik Kriterleri’ne doçent yorumu…

Yeni Doçentlik Kriterleri’ne doçent yorumu…

Ekim 2015 de yeni doçent olmuş biri olarak ilk başta yeni kriter dendiği zaman ‘Oh ben sıramı savdım kurtuldum’ dedim. Fakat sonra yeni kriterlere göre ben ve çevremdeki birçok doçent olmuş meslektaşlarımın dosyalarına baktığımda zaten bu kriterleri sağladığımızı gördüm ve bu insanın içini rahatlatan bir durumdu.

Ve gelelim bu yeni kriterlere; Puanlama esasına göre (ki başvuru için 100 puan sınırı var) hazırlanmış bir sistem getirilmiş.

Puanlamada başlıklar olarak;
Uluslar arası ve ulusal makale
Lisansüstü veya tıpta uzmanlık tezlerinden üretilmiş yayınlar
Kitap
Patent
Atıflar
Lisansüstü tez danışmanlığı
Bilimsel araştırma projeleri
Bilimsel toplantı ve eğitim-öğretim faaliyetleri

değerlendirilmekte ve konulara göre toplana puan 100 olursa doçentlik başvurusu için yeterli olmakta.
Bu yeni kriterler bize ne kazandırdı? ya da ne kaybettirdi?
Eski doçentlik başvurusunda SCI veya SCI-E olan en az üç makale ve bunların içerisinden en az bir adet ilk isim olmanız başvuru için yeterli olmaktaydı fakat bu kriterlere göre ne ben nede çevremdeki hiçbir arkadaşım başvuru yapmadık çünkü pratik anlamda böyle bir dosyanın olumlu sonuçlanacağını ihtimal dahilinde görmediğimiz için genel olarak uluslar arası makale ortalama 10-15 adet, ulusal makale ise 20-25 adet sayısına ulaştığımızda başvurularımızı yaptık. Bu da şunu gösteriyor ki eski sistem zaten pratik anlamda işlerliğini  yitirmişti ve yeni bir sisteme ihtiyaç vardı. Şimdi açıklanan yeni kriterlere baktığımızda da bizim başvuru yaptığımız dosyaların zaten yeni sisteme göre yeterli olduğunu görünce bu sistemin getireceği ek bir zorluk olmayacağını tam tersi belki de iyi bir standart getireceğini düşünmekteyim.
Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim. Eski sistemde ‘ne kadar çok makale sayısı ile de başvursak yinede acaba dosyadan geçebilecek miyiz’ sorusu hep bizi rahatsız ederdi bu açıdan değerlendirildiğinde yeni sistem büyük bir ihtimalle akıldaki bu rahatsız edici düşünceyi de ortadan kaldırıp yeni başvuracak arkadaşların daha iyi ders çalışmalarına odaklanmalarını sağlayabileceğini düşünmekteyim.

Doç.Dr.Süleyman Bulut

Bunu Okudunuz mu?

Doçent olanlar aynı üniversitede görev yapamayacak!

YÖK’ün hazırladığı yeni tasarıya göre, doçent kadrolarına atanmak için ‘post-doktora’ yapma şartı getirilecek. Doçentlik sınavını …